Ordubad cevizi
Nahçıvan'da «qoz»a «cəviz» denir, en yağlısı ise Ordubad'da yetişir. Çeşitleri, mevsimi ve sofradaki yeri.
Başka bölgelerde «qoz» denen meyveye Nahçıvan'da ve Ordubad'da «cəviz» derler. Pek çok millet onu bereket ve uzun ömür sembolü saymıştır; anlatılana göre eski Yunanlar bayramlarda birbirine ceviz hediye eder, Roma düğünleri cevizsiz geçmezmiş.
Ordubad cevizi yağlılığıyla öne çıkar. İyi ceviz kırıldığında parçalanmaz, içi kabuğundan bütün çıkar. Mevsimi eylül–ekim aylarıdır; Ordubadlılar cevizlerin köyden köye boyuna ve tadına göre farklılaştığını söyler.
Nahçıvan bağlarında asırlardır yetiştirilen yerel çeşitlerin adları başlı başına bir hafızadır: «Keten gömlek», «Taş ceviz», «Alınca», «Karga cevizi», «Şappan içli», «Salkım ceviz», «Bey cevizi». Atalardan kalan ceviz bağları bu toprağın rızkı ve bereketi sayılır.
Ceviz yüksek kalorili, besleyici bir nimettir. Kabuğu, yaprağı ve yeşil dış kabuğu tanen ve boya maddeleri bakımından zengindir; ceviz yağı hem mutfakta hem de zanaatte kullanılmıştır.
Ordubad mutfağında cevizin yeri ayrıdır: alana, basdık, miyanpur, baklava, şekerbura, helva, cevizli küke bu şehirde özel bir ustalıkla hazırlanır. Ordubad sofrasının başı sayılan ceviz reçeli ise henüz olgunlaşmamış yeşil cevizden, ağustosta pişirilir: sert kabuğu soyulan meyve acısı gitsin diye 2–3 gün kireçli suda bekletilir, suyu birkaç kez değiştirilir, sonra karanfille pişirilir. Bütün süreç 7–10 gün sürer.
Ceviz ağacını korumak ve gelecek nesillere armağan etmek Ordubad'da hayır işi sayılır — her bağ bir neslin devamıdır.
Kurumsal hediye setleri