Xarıbülbül Koleksiyonu
Bir gül ki yalnız kendi toprağında açar. Bir hediye ki yalnız bir sofraya yakışır.
Çiçeğin hikâyesi
Mayısın ilk günlerinde, Cıdır Düzü'nün yamaçlarında bir çiçek açar. Boyu bir karış, üç taç yaprağı var: ikisi yanlara kanat gibi açılmış, üçüncüsü yukarı kalkıp başını eğmiş. Uzaktan bakan, bülbül çiçeğe konmuş da kanatlarını toplamaya fırsat bulamamış sanır.
Halk ona xarıbülbül demiştir. Rivayete göre gurbet elde yurdunu özleyen bir bülbül dikenli bir çiçeğin üstüne konup ağlamış; gözyaşı toprağa düşünce bu çiçek bitmiş. O zamandan beri bu çiçek hasretin, vefanın ve yurda bağlılığın nişanesidir.
Onu başka yerlere taşımak istediler. Başka dağlarda, başka bahçelerde ektiler, baktılar, beklediler. Açmadı. Xarıbülbül yalnızca Şuşa'nın toprağında, yalnızca o havada açar.
Otuz yıl o dağlara yol kapalı kaldı. Her mayıs çiçek yine açtı, ama onu koparan olmadı, çocuklar ona el uzatmadı, gelinler saçına takmadı. Şuşa sessizdi.
8 Kasım 2020'de Şuşa geri döndü. Ertesi bahar Cıdır Düzü'nde xarıbülbül yeniden açtı — bu kez kendi insanlarının gözü önünde. O mayıs Şuşa'da «Xarıbülbül» müzik festivali otuz yıl sonra yeniden düzenlendi; dağlar yine muğam sesi duydu.
Bu yüzden bu çiçek bizim için sadece bir çiçek değil. Hasretin, vefanın, sabrın ve Zaferle gelen dönüşün sembolüdür.
Kutunun hikâyesi
Kapağın ortasında xarıbülbül var — cevize oyulmuş, üzerine 24 ayar altın varak elle yatırılmış. Usta bir çiçeğe bir gün ayırır. Çevresinde Karabağ halılarının bordürünü andıran oyma nakış dolanır, dört köşede ise kale kapıları — Şuşa'nın taş surlarına, Gence Kapısı'na, Revan Kapısı'na saygı.
Kapağı kaldırınca içeriden Ordubad bakar: Zengezur'un dağları, sıra sıra dizilmiş servi ağaçları, eski şehir kapısı ve her dalında nar olan bir ağaç. Ağacın tepesinde bir bülbül oturuyor. Karabağ'ın gülünden uçup Ordubad'ın narına konmuş.
Bu bir tesadüf değil. Ordubad da Şuşa da aynı toprağın iki kadim şehridir: biri Aras kıyısında bağlarıyla, diğeri Karabağ'ın başında kalesiyle. Birinin nübarı, diğerinin gülü var. Biz onları bir kutuda buluşturduk.
Kutu doğal ceviz ağacındandır. Ceviz yıllar geçtikçe koyulaşır, altın ise ilk günkü gibi kalır. Nimetler bittikten sonra kutu masada kalır — Karabağ'ın gülü ile Ordubad'ın bağı bir arada.
İçindekiler · 10 bölme
Ordubad'da kış sofrası yazın kurulur. Kayısı damlara dizilir, dut beyaz beze silkelenir, ceviz gölgede kurur, reçel bakır kazanda kısık ateşte pişer. Hepsi kışa saklanır, misafir gelince ortaya çıkar. Kutunun on bölmesinde o sofranın payı var.
- İki kavanoz reçel — Kayısı, ayva, gül veya yeşil ceviz. İsteğe göre altın çay veya kekik.
- Ceviz-fındık — Elle kırılmış ceviz içi, fındık, badem.
- Kuru meyve — Güneşte kurutulmuş kayısı, dut, Ordubad kişmişi.
- Alana ve sucuk — Bayram sofrasının emek isteyen iki nimeti.
- ÖLÇÜ: 30 × 40 × 8 cm
- MALZEME: Doğal ceviz ağacı, oyma nakış
- AMBLEM: Xarıbülbül, 24 ayar altın
- LOGO: Gravür, rölyef veya 24 ayar altın (+10%)
Kime
8 Kasım — Zafer Günü, Şuşa'nın kurtuluş günü. Bu günde verilen hediye bir şirketin değil, bir milletin adına konuşur. Xarıbülbül Koleksiyonu her şeyden önce bu günün hediyesi olarak düşünüldü.
Devlet ve kurumsal protokol için. Yabancı konuklara ve heyetlere — ülkemizi bir kutuda tanıtmak için. Zafer Günü, 28 Mayıs Bağımsızlık Günü ve Nevruz vesilesiyle sunulan hediyeler için.
Her kutuda iki dilde bir kart bulunur: xarıbülbül çiçeğinin hikâyesi, Şuşa'nın dönüşü ve her bölmedeki nimetin kökeni. Kurumun logosu kapağa kazınır, kutular Bakü içinde adres listesine göre teslim edilir.
Şehitlerimizin aziz hatırasına ve gazilerimize saygıyla.
700 ₼
Sipariş · Kurumsal hediye setleri
Nübar · Çillə · Mücrü · Sərşəhər · Şahnişin · Zərnigar · Süfrə